İcat edilmiş bir şeyi ortadan kaldırmak isteseydiniz bu ne olurdu?
Muhtemelen bu çağın kaçınılmaz sonucu yapay zekâydı. İnsanın hatalı ilerleyişi, insan beyninde bazen kabul edilebilir bir kolaylık sağlar. Yanılmak, durmak, geri dönmek… Bunlar öğrenmenin parçasıdır. Fakat yapay zekânın kontrollü ve kusursuz ilerleyişle sunulması, bana göre yenik bir devrimdir.
Eğitimin bile aşamaları varken… sindire sindire, adım adım ilerlerken… yapay zekâ neden koşuyor? Yetişmesi gereken bir üçüncü dünya savaşı mı var?
İnsan beynini manipüle eden, onu dümdüz yıkayan ve yeniden inşa eden kontrollü bir sistem gibi görüyorum bunu.Bu sistem kimini koşmaya iterken, kimine de şu soruyu sorduruyor: “Neden koşuyorum?”
Evet, amaç ilerleme olabilir. Ama insan beyni bu hızda, bütün duygularını yok ederek gerçekten bir şey inşa edebilir mi?
Duygular yok olduğunda felaket görünür hâle gelir. Bu yüzden bu düzenin pozitif bir etki yarattığını düşünmüyorum. Pozitif etki; yapıcıdır, birleştiricidir, insanı insana yaklaştırır.
2025’te daha başlangıç noktasındayken bile bu hızın ne tür sonuçlar verdiğini görmemek mümkün değil. Geliştirici olabileceği alanlar vardı… evet ama olması gerektiği kadar.
Fakat bunun fark edilmesi, bu karmaşık ve karanlık düzende pek mümkün görünmüyor.
Her noktaya erişebilen bir insan, sonrasında ne isteyebilir ki? Geriye ne kalır?
Sevgi sonsuzken, yapay zekâ son olacaktır.
Eğer doğru bir istek, doğru bir niyet kendini acilen göstermeyecekse.
Yorum bırakın