Zamanında Atılmamış: Artık Kokan Çöpler

Uzun zamandır yaşama riskini alamıyorum.
Bu kadar olumsuzluk içinde, nefes almak bile bazen risk gibi geliyor.
Bazen düşünüyorum da, başka bir zaman diliminde yaşama riskini alabilirdim belki, ama bu zamanlar değil.
Bu çağ, tuhaf bir biçimde insanın içini susturuyor.
Her şeyde bir baskı, bir gürültü, bir tıkanıklık var.
Manasız bir akışın içinde, kendi bilincimin ağırlığıyla eziliyorum.
Yeryüzü taşla kaplı sanki; çiçekler az, nefes alanlar daha da az.

Yine de bir şey var beni hayatta tutan.
Kediler mesela…
Sadece onlar sarıyor dünyamı, onların bakışındaki dinginlik, masumiyet, “şimdi” hali.
Ve tabi ki melodiler.
Dans ritimleri.
Bedenimin içinde kalabildiğim tek anlar belki de bunlar.
Bunun dışında hiçbir tutuş beni tutamıyor.

İstesem de beynimi durduramıyorum.
Çünkü bu, sıradan bir yorgunluk değil.
Olağanüstü bir kötülük meselesi.
Görüyorum, duyuyorum, bakakalıyorum.
Bazen bir haber, bazen bir sessizlik…
Fiziksel olarak her gün bedenim hata veriyor.
Zor, bazı durumların insanın hücrelerine kadar inmesi.

Bu gezegenin içinde yaşarken, sanki yokmuşuz gibi davranıyoruz.
Kim var, kim yok, bilmiyoruz.
Ama birileri hep üzerimize yürüyor.
Ve bütün bunların ağırlığıyla baş edemiyorum.

Gücüme giden şeyleri tam olarak ifade edememek…
İçimde sıkışan o “neden” soruları…
Yaşamak istediğim hayatın içinde yaşamamak. Sanki başka birinin yazdığı senaryoyu oynamak zorundayım.
Zorunlu bir yaşamın içinde, nefes almayı unutur gibi.

İnsanların çoğu bana, zamanında atılmamış çöpler gibi geliyor.
Bekletilmiş, çürümeye bırakılmış.
Oysa kötü olan insanlar, kokmaya başlamadan önce diskalifiye edilmeliydi.
Ama edilmedi.
Ve şimdi, hep birlikte o kokunun içinde yaşamaya çalışıyoruz.

Belki de mesele bu:
Artık kimse yaşamıyor, herkes bekletiliyor.

Peki neden bu kadar bekletildik?
Neden bu kadar sustuk?
Neden yaşadığımız her şeyin sorumlusu yine biz olduk?

Düşündükçe düşündürtüyor.
Ve o düşünceler hiçbir zaman durmuyor.

Belki de dünya artık bir çöp kutusuna döndü; ve biz hâlâ, içinden bir çiçek çıkar mı diye bekliyoruz.

Yorum bırakın