Derinlerde yatan, bazen anlamsızlaşan duygulara can verdin.
Ansızın gitmem gerektiğinde ruhumu tutma; sadece sessizce gözlerimde kaybol.
Kaybol ki, derinime tekrar yapış.
Tekrardan sökülür mü peki duygular yerinden?
“Git” derken kelimeler “gel” diyebilir mi?
Hayat aslında çoğu zaman anlamsızlaşıyor.
Ne zaman, hangi tren istasyonunda inip tekrar bineceğimiz belli olmuyor.
Kayboluyoruz şehrin o ıssız, gölgeli ışıkları altında.
Canımız yanıyor. Yandıkça “kahretsin, yine mi?” diyoruz.
Savuruyoruz ruhlarımızı. Bitiyoruz.
Yavaşça kaybolmaya meyil ediyoruz.
Sonra bir cızırtı, kalplerimizin güm güm atmasına sebep oluyor.
Hangi ara tekrar buluşma noktamız o raylar oldu ki?
Işıksız, soğuk o raylar…
Yorum bırakın