Kollarında Kendini Bulmak: Aşkın Meselesi

Aşk ya ansızın gelir, ya da zamanla tanıdıkça kendini verir. Büyülüdür. Sesi yüksek gibi gelmez, ama yükseltir.

Hücrelerinde bir çoğalma hissedersin. Durup durup gülümsersin. Durup durup düşünürsün. Durup durup başkalaşırsın. Seni kendinden uzaklaştırmaz, ama uzak gibi hissedersin. Aslında daha çok yakınlaşırsın.

Yakınlaştıkça bir korku kendini gösterir. Gökyüzü ile yer değiştirir. Anlamı büyüdükçe büyür. Ve en sonunda kendini kollarında bulursun. Kendini tutsan da gidersin.

Sonra bir hafiflik gelir bütün ruhuna. Acı hissetmezsin; yeniden doğmuş kadar hafif ve anlamlı olursun. Kimse engelleyemez. Sen istesen bile engel yaratamazsın. Eninde sonunda orada bulursun kendini. Korkuyu da hissedersin; bu yüzden başlangıçlar geç gelir. Aslında korku da bir yükseliş ve bir haz getirir.

Bütün duyguların kollarında sakinleşir. Nefes alışverişin düzene girer. Kalp atışın hâlâ yüksek olsa da, seni keser belki ama öldürmez. Daha çok yaşarsın. İşte böyledir bir aşkın meselesi: İstesen de istemezsen de kalbinin önünde barikat kuramazsın. Seni tanımaz. Yeni bir sen olursun.

Bırak, ruhunun en derinliklerinde yaşa dolusuyla acısını, mutluluğunu; bütün damarlarında hisset. Kolların hafifleşsin, ruhun canından can bulsun. Kendini bul. Bütün mesele çözüme kavuşsun. Ruhun seni alkışlasın.

Yorum bırakın