Güven, hayatta en çok ihtiyaç duyduğumuz duygulardan biridir. Güvendiğimiz şeylerin varlığı bize huzur verir. Örneğin, bir bardaktan kahve içerken o bardağın kahveyi tutmasını bekleriz. Eğer bardak kırılırsa, elimizin yanma ihtimali doğar eğer soğuk kahve tercihimiz değilse.
Güven de böyledir. Eğer kalbimiz taştan yapılmamışsa, güven duygusunu hissetmek isteriz. Çünkü duygular güvenle yükselir. Birine güvendiğimizde kendimizi bırakırız; güvenmediğimizde ise zihnimiz, gelişi güzel sorularla dolup taşar.
Bu nedenle hayatımızda güven kavramını inşa ederken, aslında neye ihtiyaç duyduğumuzu bilmemiz gerekir. Gerçekten güvene ihtiyaç duyuyorsak, zaten güvenilir bir yolun üzerindeyizdir. Ama ihtiyacımız, paranoyakça kurulan bir çöplükse, geriye yalnızca kendimiz kalırız.
Aslında bütün mesele, bizim kendimizle kurduğumuz duruştur. Hayatımıza neyi çekmek istersek, onu çekmemiz mümkündür. Çünkü istekler, her zaman sonuçlarla bağlanır. Ve o bağ, bizim tercihlerimizin bir yansımasıdır.
Eğer yanlış başlangıçlar ve bitişler üzerimizde ağırlık yapıyorsa, onları bırakmayı seçmeliyiz. Çünkü bazen en güvenilir adım, geçmişi bırakıp tertemiz bir sayfadan başlamaktır.
Siz en çok neye güven duyduğunuzda kendinizi özgür hissediyorsunuz?
Yorum bırakın