Bazen bazı çılgın anlar vardır. Önce ağlatır sonra güldürürler. Saçmalık gibi gelir kimine. Halbuki asıl saçmalık ne olduğunu bilmediğimiz kayboluşlarımızın çıkışlarının karanlık olmasıdır. Her kapı altında bir tünelin olduğunu bilsek bile ışığın yanıp sönmesi bir aydınlık meselesi değildir. Kalbimiz uçsuz bir yangının feryadı gibi sallanırken nasıl bütün karanlık dolu ışığın patlaması olağanüstü bir mucize olabilir ki. Belki de koskoca kucak dolusu bir öpücüğü sırılsıklam bir ateşle yanarken seyretmeliyiz. Sonsuz bir bağ gibi bu kilit üstündeki ahenkli seviş. Sallanırken daha çekici ve daha sert.
Yorum bırakın