Vuruldum!

Belki son sigaraydı,
Belki son bir damla su.
Nereden bilebilirsin ki, sahi?
Belki de son defa yastığa baş koydum.
Yakınlığı hissediyorum,
Zor ama çaresiz bir düş.
Etrafım dört bir yanda bombalarla.
Nerede duracağımı bilmemekten değil;
Sahi, kimdi bunlar, vururcasına?
Çarpılmak işte! Kulaklarım!
Sahi, ellerinize ne oldu?
Hissediyorum, yine cesedimin kokusu.
Göz kapağım düşercesine,
Dudaklarım değmiyor; sınır kapanmış.
Hissetmek, çığlığımın son vuruşunu.
Burada, tam ortasındayım şehrimin,
Vurulmuş olma ihtimalimi bilmiyorcasına.
Kulaklarımda aynı sesin sancısı.
Sesim çıkmıyor, gözlerimden düşercesine.
Kaçıncı saniyem bir resimle kaldım?
Vuruldum mu, duydun mu?
Yoksa bir işkence sahnemde donarcasına?
Çok soğuk, hissedemiyorum;
Ateş hattında üşüyorum.
Vurulduğumu duydun mu?
Vuruldum…

Yorum bırakın