Klişeleşmiş bir kalıp gibi herkes için belki de. Ama klişe olacak kadar basit bir tanım değildir. İnsanın kendine öz saygısı olduğunda bitmemiş bir noktanın üstüne kendim için bir şeyler yapmam gerekirdi ve aşık oldum açıklayıcısı yoktur. Duyguların önüne geçilmez bazen fakat beynin önüne geçecek bir duygu olmamalıdır. Yanlış ve doğruyu ayırt edebilecek bir kapasite patlaması herkeste olmalıdır. Yıkılan köprülerde siz düşmezken düşenlerde kırıklar kalabilir ve kalır da. Bunlar aşılması oldukça zor şeylerdir. Aldatma hakkını aldatıldıkları için mi bulur bu insanlar? Kendini aldattığı için midir ki bütün mesele.. Bulunması zor bir kumaşın parçasıdır işte bu! Anlaşılmaz ama gelirler anlatırlar uzun uzun aşık oldum.. Evet zaten aşık oldun kumaşının ipliğine. Bu iplik düştüğünde peki kime aşık olacaksın? Aşk süregelen bir şey midir ki. Sonsuz bir süreci var olur mu hep! Buna verilecek cevaplar değişiklikler gösterse de sonuç hep görüldüğünde aynı kalacaktır. Aşk bitse de sevgi bakidir. Sevginin hükmü hep geçerlidir. Tarihi yoktur. Aşk böyle midir ki? Günden güne ya volkan olur ya da tamamen körleşir ve yok olur. İki noktada da denge önemlidir. Bittiğinde ızdırap sarabilir, yükseldiğinde nöbetler devrilir. İşte bütün mesela nasıl tutmak istediğinizle alakalıdır. Zararı olan bütün durumlar ve sonuçlar için kendimizi bilmemiz ve kirlilik sunmamamız gerekir. Bu aşkta da böyledir, arkadaşlık ilişkilerinde de. Güven ve sevgi kardeştir. Bunu tutabilen herkes gerçek sükuneti tutmuş bulunur. İşte huzur, işte bütün kâinat!
Yorum bırakın