Yalancı insanların etrafı her zaman yaratıkları tablo gibi olur. Ayaklara bakarlar sessiz sessiz. Ayağında ne var bilmek isterler. Buna göre bir sınıf yaratırlar… sınıfsız varlıklarıyla. Dolandırmak istedikleri herkesi yalancı tavırlarıyla yanlarına çekerler. Bir gün patlar ama o zannetmediği belki ihtimal bile vermediği… bi anda gerçeği öğrenmiş olur. Baktıkları ayaklar önüne düşer gelirler bir bir. Anlamsız zannettikleri her maneviyat bir gün hakkın olduğu bir an karşılığını alıvermiş olur. Görürüz görmeyiz… duyarız duymayız ama adaletin gücü işte. Hiçbir ihanet karşılıksız kalmaz. Bir gün gerçeği alır. Zulümler bir gün o ahlarla öyle bir sillelenir ki ucuzlukları pahalı kalır ölçümsüz bedellerinde… ekilen noktaların gülüyle. Unutma yaşa dâimî boynunda.
Yorum bırakın