Nasıl, neden nerde olduğumuzu bazen gözlerimiz kapalıyken bile göremiyoruz. Görmek istediğimiz o kadar çok şey varken kim olduğumuzu bulamıyoruz. Bulmaya çalıştığımızı her gün ya kazanıyor ya kaybediyoruz. Nasıldık önceden? Şimdi nasılız? Ne istiyoruz bazen bilmiyoruz. Bazen dinliyor. Bazen konuşuyoruz. Bazen ufak istemsiz belki… tebessümler atıyoruz. Gittiği noktanın içinin boşluğundan ürküyoruz. Ya değilse.!!! Kendimizi bulamadığımız her yeni günde bir eksiklik ücrasına sokulup oturuyoruz. Dinliyoruz. Söylüyoruz. Anlatıyoruz belki ama biz de anlamıyoruz. Nefes alıyoruz. Bakıyoruz etrafa biraz seyredip kısıyoruz ışığı. O çizdiğimiz manasızlıkta nedir ki. Ne çizdik şimdi yine biz. Neyi umursuyor, neye takılıyoruz. İşte verdiğimiz savaşın çizelgesi. Anlamsız mı? Kimdik soruyoruz. Nereye koşuyoruz. Koşmaya devam etmekten güçsüz kalıyor muyuz? Sakinliğimizin bittiği dem hangi bölümün sonunda olacak ya da kaç bitiş, kaç başlangıçta kimdik diye sahne alacağız. Bulursak ne muazzam… ya peki bulamazsak yine muamma bir salça mı ?
Yorum bırakın